İlk çağlardan beri öpüşmek

Hiç düşündünüz mü, romantizmin en önemli simgelerinden öpüşmeyi insanoğlu tarihte nasıl travesti keşfetti? Yoksa genlerimizde mi var? Peki ya Fransız öpücüğü neyin nesidir?

İşte öpüşmeye dair merak edilebilecek her şey…

- 19. yüzyılda öpüşmeyi bilmeyen topluluklar vardı. Afrika’da mesela, insanlar öpüşmeye kalkan kişilerin kendini yiyeceğini sanıyordu. Finlandiya’daki bazı kabileler de öpüşmeyi ahlaksızlık olarak nitelendiriyordu.

- Bilinen ilk öpüşme benzeri davranış M.Ö. 1500’lü yıllarda Hindistan’daki Sanskritçe belgelerde görüldü. Eylemin adı öpüşme değil ‘ağızla koklamak’tı.

- Öpüşmenin mağara adamlarından gelmiş olacağına inananlar da çoğunlukta. Karanlıkta birbirini tanımak için yüzlerini koklamak zaman içinde öpüşmeye kadar gelmiş.

- Charles Darwin’e göre öpüşmek insan genlerinde istanbul travestileri bulunuyordu.

- Öpüşme sırasında kişiye kendini iyi hissettirecek hormanlar salgılanıyor. Neler mi? Endorfin, dopamin, serotonin, adrenalin ve oksitosin…

- Peki ya Fransız öpücüğü… Öpüşme nedeniyle kadına geçen tükürük testesteron hormonunu da içeriyor. Bu sayede, kadının cinsel isteği artıyor.

- Normal bir öpücük sadece iki kası çalıştırırken Fransız öpücüğü yüzdeki 34 farklı kası çalıştırıyor.

- Tutkulu bir öpüşmeyle dakikada 6.4 kalori yakıyoruz.

- Ortalama bir insan hayatı boyunca 15 gününü öpüşerek geçiriyor.

Genel, istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti kötü sözlere o kadar alıştık ki

Pek çok kişi tarafından kadın olarak kabul edilmeyen ancak kadın oldukları için de baskıya maruz kalan Türkiye’nin ‘öteki’ kadınları trans kadınlar, karşılaştıkları fiziksel ve psikolojik şiddetten istihdama kadar pek çok sorunla yüz yüze kaldıklarını bildirdi. Biyolojik erkek ve kadından kat kat fazla ezildiklerini söyleyen trans kadın Demet Yanardağ, şöyle konuştu: “Dünya Kadınlar Günü’nde ayrım yapılması gerektiğini düşünmüyorum. Özellikle travesti olmamızın vurgulanmasına da gerek yok. Biz Kadınlar Günü’nde de sokaktayız, geri kalan 364 gün de sokaktayız. Sadece gündüz değil, geceleri de.”

“364 gün sokaklardayız”

Üniversite mezunu travesti Demet Yanardağ, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde trans kadınların yaşadıkları sorunları ve toplumda maruz kaldıkları baskıları anlattı. Sadece trans oldukları için eğitim göremeyen, iş bulamayan, kendilerine yöneltilen eleştirilere alışmak zorunda kalan, siyasette temsil edilmeyen ‘öteki’ kadınların hayatını anlatan Yanardağ, sadece 8 Mart’ta değil geri kalan 364 günde de sokaklarda olduklarını söyledi. Biyolojik erkek ve kadından daha fazla ezildiklerini, günlük hayatlarında pek çok sıkıntıyla baş ettiklerini belirten Yanardağ, toplumdaki cinsiyetçi algı bitmeden kurtuluşlarının olmadığına dikkat çekti.

“Kadınlardan beş kat fazla eziliyoruz”

Türkiye’de erkek ve kadın olmanın zor olduğunu söyleyen Yanardağ, şunları söyledi: “Türkiye’de cinsiyetlere baktığımızda erkek için de zorluklar var. Birçok şehirde erkek çalışıp karısına ve evine bakmak zorunda. Bunu yaparken aynı zamanda hakimiyet de kuruyor. Kadın olmak Türkiye’de çok zor. Gece sokağa çıkamıyorsunuz. Çıktığınız zaman erkek zihniyetin ‘bu saatte sokaktaysa buna ne yaparsan mubahtır’ düşüncesiyle karşı karşıya kalıyorsunuz. Erkek olmanın zor olduğu, kadın olmanın daha da zor olduğu bir toplumda trans olmak çok çok daha zor. Bir erkekten 10 kat, kadından 5 kat fazla eziliyoruz istanbul travestileri diyebilirim.”

“HİÇBİR İŞ OLANAĞI SUNULMUYOR”

Transeksüellerin iş bulma konusunda büyük sıkıntılar yaşadığını kaydeden Yanardağ, toplumda ‘transseksüelseniz seks işçiliğinden başka bir şey yapamazsınız’ algısının hakim olduğunu ancak trans kadınlarında pek çok işi yapabildiğini ifade etti. Üniversite mezunu olduğunu söyleyen Yanardağ, trans kadınların iş bulma sıkıntısını şöyle anlattı: “Ben üniversite mezunuyum ama kimliğimden ötürü iş bulmakta zorluk çekiyorum. Aramızda sırf trans olduğu için hiç okul okuyamayanlar var. Okulunda baskı gören o kadar çok trans var ki. Eğitim alanlarımız bile bu kadar kısıtlıyken biz iş bulma konusunda tabii ki sıkıntı çekiyoruz. Maalesef toplum çoğunlukla şunu der; ‘yapmasınlar’. Yapmasınlar ama ne yapsınlar? Hiçbir iş olanağı sunulmuyor. Seks işçiliğini ikiye ayırmak lazım. Bir zorunlu seks işçiliği var bir de isteyerek yapılan seks işçiliği var. Türkiye’de isteyerek yapmak mümkün değil. İnsanlar zorla seks işçiliğine itiliyor. Türkiye’de seve seve bu işi yapan birileri olduğunu düşünmüyorum. Bugün bir doktor, bir mühendis, yani kariyer sahibi bir insan durup da ‘ben bir seks işçisi olayım, bu da nasıl zevkli bir şeymiş’ demez.”

“Toplumun ikiyüzlülüğünü görüyoruz”

Toplumun transeksüllere karşı ikiyüzlü olduğunu belirten Yanardağ, sözlerine şöyle devam etti: “Toplumda şöyle bir algı var; erkeklik nasıl reddedilir de daha aşağı bir kimlik olan kadın kimliğine bürünülebilir. O erk yapının altını sarsmamızdan rahatsız oluyorlar. Toplumun ikiyüzlülüğünü görüyoruz. Sokakta, ‘travesti, ‘tro’, ‘dönmeye bak’ diyen insanlar gece gelip ‘kraliçem’, ‘aşkım’, ‘canım’, ‘cicim’ diyebiliyor. Bir transseksüelin günde 10 kişiyle beraber olduğunu düşünürseniz, sadece İzmir’de bin transseksüel olduğunu düşündüğümüzde onlarla beraber olan erkek sayısı çok büyük bir rakamı bulur.”

“Kötü sözlere alıştık”

Günlük hayatlarında insanların kötü söylemlerine, rahatsız edici bakışlarına sık sık tanık olduklarını belirten Yanardağ, şunları söyledi: “Toplum ‘ameliyatlısın artık tamamen kadınsın’ demiyor. Bugün Bülent Ersoy’a bile televizyonda ‘Bülent Bey’ diyebiliyorlar. Ameliyat olmanız olmamanız, pembe kimliğinizin olup olmaması önemli değil. İnsan bir şeyi her gün yaşarsa bunu normalleştirir. Kötü söylemlerle her gün karşı karşıyayız. Bu yüzden herhangi bir tuhaflık görmüyoruz artık bu bir alışkanlık olmuş. Bir süre sonra umursamayabiliyoruz. Ne yazık ki transfobi toplumda hat safhada. LGBT (lezbiyen, gay, biseksüel,trans) bireyler içinde toplumda en çok görülen translar olduğu için homofobiye en çok biz maruz kalıyoruz. Kadın bile birbirini ezerken transları ezmeleri normal. Toplumdaki cinsiyetçi algı bitmeden hiç kimsenin kurtuluşu yok.”

“Kendimize sahip aramıyoruz”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü değerlendiren Yanardağ, sözlerini şöyle sürdürdü: “Genelde emekçi kadınlar günü diye lanse edenler solcular oluyor. Son zamanlarda solcu grupların birçoğu ‘sizi sahipleniyoruz’, ‘sizin yanınızdayız’ diyorlar ama açıkçası bizi kimsenin sahiplenmesini istemiyoruz. Senelerce başımızda hep sahipler oldu. Devlet sahip oldu, polis sahip oldu. Bu toplumun erkekleri sahip oldu. Kendimize sahip aramıyoruz. Dünya Kadınlar Günü’nde ayrım yapılması gerektiğini düşünmüyorum. Seks işçileri olarak biz emekçiyiz. Özellikle trans olmamızın vurgulanmasına da gerek yok. Biz, Kadın Günü’nde de sokaktayız, geri kalan 364 günde de sokaktayız. Sadece gündüz değil geceleri de.”

“Hastalık ve tercih değil”

Transeksüelliğin hastalık ve tercih olarak nitelendirilmemesi gerektiğini kaydeden Yanardağ, şöyle konuştu: “Madem hastayız tedavi etsinler neden dışlanıyoruz. Bugün kanser hastası dışlanıyor mu? Grip olduğunuzda okumanıza izin mi vermiyorlar? Bunun hastalık olması mümkün değil. Birçok kişi tercih diyor. Bu bir tercih değil kimliktir.”

“Halka hizmet ediyoruz”

Trans bireylerin siyasetteki temsilini de değerlendiren Yanardağ, her siyasi partinin içerisinde LGBT bireylerinin olduğunu belirterek şöyle konuştu: “LGBT bireyler içinde birçok partiye üye olanlar var. Özellikle siyasi partilerin içinde seçilme söz konusu olduğunda bir eşcinselin belediye başkanı olup halka hizmet edebileceği düşünülmüyor. Eşcinselin ya da transseksüelin bunu yapabileceği akıllarının ucundan geçmiyor. Kadının aşağılandığı bir toplumda kadının bir erkeği yönetmesi erkeğin gücüne gidiyor. Erk zihniyet bunu istemiyor. Erkekliği reddettiği düşünülen trans kadınlar için de durum farklı değil. Ak Parti İzmir’den ve CHP Bursa’dan iki trans kadın aday adayı olmuştu. İzmir’deki de Bursa’daki de seçilmedi.”

“Erkekler de saklıyor”

Ailelerinden uzak yaşamak durumunda kalan trans kadınlardan biri olan Yanardağ, trans bireyler için aile ve evlat olgusunu şu sözlerle anlattı: “Tüm insanlar ailesini özler. Trans kadınlar olarak birçoğumuz ailesinden uzak yaşamak zorunda kaldığı için tabii ki anne ve babalarımızı çok özlüyoruz. Biz de normal bir aile hayatı isterdik ama toplumun baskısından ötürü ailelerimizin de üzüldüğünü görünce daha az görüşüyoruz. Evlilik olayına gelince, bir trans kadınla evlenecek olan erkek de aynı şekilde toplum baskısına maruz kalacağı için genelde resmi nikah olmuyor. Ama her yer aile hayatı kuran trans bireylerle dolu. Trans kadınlara da aşık olan çok erkek var ama gizlemek zorunda kalıyorlar çünkü bir trans kadınla evli olmanın, beraber yaşamanın zorluğunu kabul edemiyorlar. Bir trans kadın bunları yaşamaya alışık ama trans kadınlarla birlikte olan erkek kaldıramayabilir. Arkadaşları, ailesi ne diyecek, çocuk olmayacak diye birçok sözle karşılaştıkları için erkekler de saklıyor”

istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti eşcinsel davasında ilginç savunma

Güvenlik gerekçesiyle Mardin-Midyat’tan Balıkesir’e alınan davanın 3’üncü duruşması bugün 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Midyat M Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda tutuklu bulunan sanık H.K.’nin video konferans sistemiyle katıldığı duruşmada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı avukatı Hülya Yazar Günay, C.A.’nın cinsel istismar sonucu ruh sağlığının bozulduğunu, sanığa TCK’nın 103 / 2’nci Madesi gereğince üst sınırdan ceza verilmesini istedi. C.A.’nın avukatı Serap Ertuğrul suçun kesin olduğunu, tecavüzün tehdit ve zorla gerçekleştirildiğini mağdurun cinsel istismar izlerini halen taşıdığını ve psikolojik rahatsızlıkları bulunduğunu vurguladı. Yine mağdur avukatları arasında yeralan Haluk Ay da sanığın hiç pişmanlık belirtisi göstermediğini belirterek, cezalandırılmasını istedi.

Savcı, mütaalasında sanığın yurttaki nüfuzunu kötüye kullanarak mağdura zincirleme olarak farklı tarihlerde 6 kez tecavüz ettiğini belirterek cezalandırılmasını istedi. Savcılık sanığın C.A. ile aynı yurtta kalan öğrencilerden A.Y.’ye tecavüze yeltendiğini ancak bunun gerçekleşmediğini belirterek, ayrıca ceza verilmesini talep etti.

“AMAÇ YURDU KAPATTIRMAKTI”

Sanık H.K.’nin avukatı , eldeki rapor ve delillerle ceza verilemeyeceğini savunurken, “fiili livatayı gösteren bir delil yoktur” iddiasında bulundu. Bektaşoğlu, H.K.’nin esastan beraatini, bu karar verilmezse delil yetersizliğinden beraatini, o da olmazsa hükümle birlikte tahliyesini istedi. Yine sanık avukatı İhsan Özkan, H.K.’nin isnat edilen suçu hiç bir zaman kabul etmediğini buna karşın müştekilerin farklı ifadeler verdiğini öne sürdü. Sanığın kaçmak yerine teslim olduğunu vurgulayarak, beraatini istedi.

Sanık H.K., “Ben bu suçu işlemedim. Ortada bana atılmış bir iftira var. İftiraya karşı kendimi nasıl savunabilirim? Bu bana yapılmış bir komplodur. Suçu kabul etmiyorum. Ben böyle bir suç işleseydim C.A. okuldan değil, yurttan kaçardı. Buradaki amaç bana ceza verilmesini sağlayarak yurdu kapattırmaktır. Suçsuzum, beraatimi istiyorum”  dedi.

Mahkeme heyeti H.K.’nin C.A’ya karşı cinsel istismar eyleminde bulunduğunun sabit olduğunu belirterek, önce sanığı TCK’nın 103/2’nci Maddesi gereğince 8 yıl hapis cezası ile cezalandırdı. Sanığın yurttaki görevi ve mağdur C. ile olan ilişkisini gözönüne alan heyet cezayı TCK’nın 103/3’üncü maddesi gereğince yarı oranında arttırarak önce 12 yıla, mağdurun ruh sağlığının bozulması nedeniyle de 16 yıla çıkardı. Suçun çeşitli tarihlerde işlenmesini de dikkate alan mahkeme cezayı TCK’nın 43’üncü Maddesi gereğince 19 yıl olarak açıkladı. Ardından sanığın duruşmadaki olumlu davranışı nedeniyle cezayı 1/6 oranında düşürdü 15 yıl 10 ay hapis cezası verdi. Mahkeme H.K.’ye A.Y. adlı öğrenciye de “cinsel istismar suçu”ndan 3 yıl 9 ay hapis cezası verdi.

istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti gay diyen yanıyor

Engincan’a Gay Diyen Yandı Sibel Can Dava Açıyor

Sibel Can oğlu Engincan hakkında çıkan haberlere yanıt verdi. Sibel Can Engincan’ın tarzı bu gay diye haber çıkaranlara dava açacağız açıklaması yaptı. Sibel Can’dan önce Hakan Ural’ın dava haberleri gündeme oturmuştu. İşte Sibel Can açıklamaları

Sibel Can oğlu hakkında çıkan haberlere sert yanıt verdi. Sibel Can ve Hakan Ural’ın oğulları Engincan hakkında çıkan gay travesti  haberleri ortalığı sarmışken anne Sibel Can yok böyle bir şey açıklaması yaptı. İşte Engincan haberleri

Hakan Ural oğlu Engincan hakkında çıkan gay haberlerini yapanlara dava açacağını açıkladıktan sonra bu kez Sibel Can konuştu. Oğlu Engincan’ın giyim tarzından dolayı gay yakıştırması yapanlara Sibel Can çok sert ifadelerde bulundu

Sibel Can ve Hakan Ural’ın oğulları Engincan hakkında çıkan gay iddiaları ortalığı kasıp kavururken anne Sibel Can’a sorulan Engincan sorusu, Sibel Can’ı çileden çıkarttı. İşte Sibel Can’ın oğlu Engincan hakkında söyledikleri

Hakan Ural’a yöneltilen sorunun aynısı Sibel Can’da yönetilince olanlar old. Oğlu Engincan’ın giyim tarzından dolayı hakkında çıkan gay iddialadına fena kızan şarkıcı fena patladı.

Türkiye’nin gelmiş geçmiş en iyi assolistlerinden Sibel Can muhabirlerle ayaküstü sohbet edip poz verdi. Gayet keyifli olduğu gözlenen Sibel Can’ın keyfi sorular bir soru ile bir anda kaçtı. Oldukça sinirlenen Sibel Can hemen oradan uzaklaştı.

Sibel Can’ın keyfi bi anda kaçtı

Türkiye’nin en güçlü seslerinden sanatçı Sibel Can uzun süredir görünmüyordu. Nihayet dün objektiflere yakalanan Sibel Can gülümseyerek poz verdi.

Bir arkadaşının doğumu için gittiği Amerikan Hastanesi çıkışında gazetecilerle karşılaşan Sibel Can gazetecilerle ayak üstü sohbet etti.

Alıntıdır.

Genel, istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | Yorum bırakın

Travesti avı

Eşcinselliğe ağır hapis cezası getiren yasanın yürürlüğe girmesinin hemen ardından, Uganda’da bir gazete listeyle ‘ünlü eşcinseller’i travesti hedef gösterdi.

Ugan’ da da eşcinselliğe ağır hapis cezalarının getirilmesinin hemen ardından, ülkedeki bir tabloid gazete ‘ülkenin en ünlü eşcinselleri’ listesi yayınladı. Red Pepper (Kırmızı Biber) isimli gazete, manşet haberinde, “İfşa oldular. İşte Uganda’nın en çok tanınan 200 eşcinseli” manşetiyle, eşcinsel oldukları iddia edilen 200 üst düzey görevlinin isimlerini fotoğraflarıyla beraber yayınladı.

Çare intihar

CNN’den Christiane Amanpour’a konuşan Ugandalı eşcinsel hakları aktivisti Pepe Julian Onziema ise, “Eşcinseller böyle bir ülkede yaşamaktansa kendilerini öldürmeyi tercih eder.
Daha yasa çıkmadan birçok eşcinsel intihar teşebbüsünde bulundu” diye konuştu.
Uganda’da bir gazetenin eşcinsel listesi yayınlaması ilk kez yaşanan bir durum değil. 2010 yılında da ülkede yayınlanan Rolling Stone isimli yerel bir gazete, ülkedeki 100 gey ve lezbiyeninin fotoğraflarını yayınlamış ve “Onları asın” diye yazmıştı. İnsan hakları gruplarının tepkisi üzerine Uganda Yüksek Mahkemesi ülkedeki medya kuruluşlarına bu tür listeler yayınlama yasağı getirmişti. Eşcinselliğin zaten yasak olduğu ülkede, 2009 yılında hazırlanan tasarı eşcinsellere idam cezası verilmesini öngörüyordu. Ancak uluslararası baskılar nedeniyle son hazırlanan tasarı; eşcinsel ilişki yaşayanlara 14 yıl, aynı hareketi tekrar edenlere ömür boyu hapis cezası verilmesini öngörüyor.

Pazartesi günü, eşcinsel ilişkiye müebbete kadar varan hapis cezaları getiren yasayı imzalayan Devlet Başkanı Yoveri Museveni de, Amerikan CNN televizyonunun canlı yayınında, eşcinseller için, “İğrençler. Bunlar nasıl insanlar? Ne yaptıklarını hiç bilmiyordum. Bana korkunç şeyler yaptıklarını söylediler. İğrenç. Anormal doğduklarına dair bir kanıt olsaydı görmezden gelmeye hazırdım” dedi.

Alıntıdır.

Genel, istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti adliyeye girdi

İnternette boy boy uygunsuz travesti fotoğrafları bulunan adliye çalışanı hakkında suç duyurusunda bulunuldu. Soruşturmaya bakan savcı ‘suç yok’ dedi.
Canberk ÖZBUĞUTU İstanbul Adliyesi’nde çalışan E.T.’nin internete uygunsuz fotoğraflarını koyması olay oldu. E.T.’nin uygunsuz içerikteki travesti fotoğrafları üzerine yapılan ihbar ve suç duyurusu soruşturmayı yürüten savcı tarafından reddedildi.
Kovuşturmaya yer yok

‘Bir adliye çalışanın böyle fotoğrafları olur mu?’ denilerek E.T. hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. Ancak soruşturmayı yürüten savcı, sırf travesti fotoğraflarının müstehcen nitelikte olmadığını belirterek şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Genel, istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

İstanbul’da röntgenci paniği yaşandı

Ortada, hayali ve uydurma bir örgüt var! Doğal istanbul travestileri olarak, kağıt üzerinde uydurulan bu örgütün militanı ve sempatizanı da yok.

Peki ne var?
Olmayan ve olmadığı açıkça bilinen bu örgütle ilgili yargı kararları var!
Üstelik bunu ben söylemiyorum. İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Salihoğlu açıkladı. Salihoğlu, olmayan bu “yasadışı örgütün militanları” ile ilgili 3 yıldır fiziki ve teknik takip kararları alındığını, yasalara aykırı olarak ortam dinlemesi yapıldığını söyledi.
Tablo ortada…
“Olmayan örgütün militanı” olduğu gerekçesiyle binlerce kişi dinlendi. Sonuçta, 107 klasörlük dev bir arşiv oluşturuldu.
Bu bir skandal! “Yargı Bağımsızlığı” ilkesinin arkasına sığınılarak, yargı tarafından işlenen büyük bir suç! Ahlaken bakıldığında da tam bir rezillik ve kepazelik!
***
Türkiye’de öyle bir yapı kurulmuş ki, devletin kriptolu telefonları dahi güvenilir olmaktan çıkmış. Hepsi kontrol altına alınmış.
Cumhurbaşkanı-Başbakan görüşmeleri dinlenmiş.
Başbakan, bakanları ile rahat konuşamaz bir hale gelmiş.
MİT’in, Genelkurmay’ın telefonlarına kulak kabartılmış.
Büyükelçiler, denetim altında tutulmaya çalışılmış.
Devlet içinde, kayıt yapan, bu kayıtları sağa sola yayan, gerektiğinde şantaj için kullanan bir casusluk ve şer şebekesi türemiş.
Üstelik bu kadarla da kalmamış. Bu röntgenci sapık örgüt, masaj salonlarını, eskort kızları ve travestileri bile adım adım takip etmiş. Devletin sırlarından, milletin yatak odasına kadar her yere el atmış.
Pislik ve rezillik diz boyu!
***
Bugün, iğrençliğin zirve yaptığı bir noktadayız…
Hiçbir kutsalı olmayan, herhangi bir kural tanımayan bu yapı, önceki akşam da Başbakan’ın oğluyla yaptığını iddia ettiği bir takım telefon görüşmelerini internete verdi.
Bu durum, “Hükümet muhalifi” denilen pek çok gazeteciyi de ayağa kaldırdı. Onlar bile dayanamadılar, “montaj bunlar”, “bu bir tiyatro”, “ayıptır, çok ayıp” değerlendirmesi yaptılar.
Bu, tartışmanın bir boyutu…
Ancak, olayın asıl tartışılması gereken bir başka boyutu daha var. Bugün kimlikleri hepimizce bilinen bir yapının elemanları, ülkenin Başbakanını nasıl dinleyebiliyorlar? Bu hakkı kimden alıyorlar? Üstelik bu yapının en tepesindeki isim, dolaylı olarak bu telefon dinlemelerinin anında kendisine ulaştığını hangi cüretle söyleyebiliyor?
En önemlisi de o yapının elemanı olduğunu saklama ihtiyacı duymayan bazı tipler, utanmadan pişkin mi pişkin nasıl insan içine çıkabiliyor?
Bütün bu yapılanlar suç. Hem de Türk Ceza Kanunu’nda müebbet hapis cezasını gerektiren son derece vahim bir suç. Ayrıca, düpedüz bir ahlaksızlık. Ciddi bir sapkınlık, sapıklık ve röntgencilik.
***
Bugün maalesef, devlet içinde çöreklenmiş, zamanla bir ur gibi büyümüş, Ergenekon’dan daha sinsi ve derin bir yapıyla karşı karşıyayız…
Sanki kaderimiz olmuş. Çetenin biri gidiyor, öbürü geliyor. Birini boğuyor ve yok ediyoruz, diğeri canlanıyor.
Çünkü…
Bu çetelere biraz da biz güç veriyoruz. Milletçe akıl ve prensiplerle değil, tepkilerimiz ve duygularımızla hareket ediyoruz. Maalesef meşruiyetçi değiliz. Hep, “düşmanımın düşmanı benim dostumdur” düsturunun peşinden gidiyoruz.
Bizde siyaset de böyle yapılıyor…
Kendileri siyaset üretemeyenler, meşru olmayan yapılardan medet umuyor. Siyasi çıkarları için onların peşinden koşuyor.

Genel, istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti adını değiştiriyor

İpekçi adını değiştiriyor!
Cine5 ekranlarında ‘İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’ programının konuğu Cemil İpekçi, moda dünyasında yaşadıklarından, özel hayatının bilinmeyenlerine her şeyi açıklıkla paylaştı.

Cine5 ekranlarında ‘İpek Tuzcuoğlu İle Yüzleşme’ programının konuğu renkli kişiliği ve farklı tarzı ile yıllardır moda dünyasında iz bırakan bir isim, Cemil İpekçi’ydi. Cemil İpekçi, moda dünyasında yaşadıklarından, özel hayatının bilinmeyenlerine her travestiler şeyi açıklıkla paylaştı.

”Moda faşist bir sektör”

Saray kökenli bir ailenin çocuğu olan Cemil İpekçi iki farklı kültürün içinde büyüdüğü çocukluğunun bir moda tasarımcısı olarak kendisini çok zenginleştirdiğini, Belçika Kraliyet Akademisinde Moda üzerine eğitim alırken ailesinin iflası ile garsonluktan, mankenlik ve fotomodelliğe kadar pek çok farklı iş yaparak eğitimini tamamladığını anlattı.

İpek Tuzcuoğlu’nun ”Sana modacı denildiği zaman neden sinirleniyorsun?’ sorusu üzerine cevap veren Cemil İpekçi ise Moda bir sektör, yiyecek sektörü gibi.

Ben moda sektörüne 1971-74 arası hizmet ettim. Hazır giyim sanayisinde çalışırsan modacı olmak zorundasın, senenin modasını takip etmek bazen kopya etmek zorundasın.

70-74 arası o dönemlerde Cemil ipekçi konfeksiyon piyasasına büyük imza attı. Modacı olarak biliniyordum.

Ama baktım ki mutsuzum, moda benim hayat anlayışımda, yaşama bakış tarzımda bunun içinde siyasi de giriyor özel ilişkilerde giriyor, ben liberal bir demokrasiye inanıyorum sadece siyaset değil ilişkilerimde yaşantımda ona inanıyorum.

Bir baktım ki moda çok faşist bir olgu belli renkleri, belli formları emrediyor. Eğer uymazsan, dışındasın. İnsanların her saniye değişmesi mümkün değil.

Göğüsleri olan bir kadın o sene dar kıyafetleri giymezse dışarda kalıyor. Dolayısıyla emrediyor. Ben giysi yapmayı seviyorum, ama benim insanlar üzerinde bunu yapmaya hakkım yok .

Güzel kadın kavramı budur diyemem. Ancak ‘bence güzel budur’ diyebilirim, benim yaptıklarım arasında buluşanda travesti buluşurlar. Güzel olmak, kadında da erkekte de gözdedir. ? diyerek bu konudaki duygularını anlattı.

Cemil İpekçi neden mahkeme kararı ile ismini değiştiriyor?

İpek Tuzcuoğlu’nun ‘Sosyal medyada neden bu kuş çok önemli’ Cemil Anka İpekçi diye geçiyor. Neden Anka kuşu? sorusu üzerine cevap veren Cemil İpekçi ‘Yıllarca ben parapsikoloji, metafizik, ruh alemi ve astroloji ile ilgilendim. ‘

O benim özelimdi. Şu andaki hayatımda en önemli kısım, 400 küsür ödül almışım, Ana Britannica’ya geçmişim, rekorlarım var. Hepsini yapmışım.

Şu anda Astroloji çok önemli benim için, Astrolog değilim ama astrolojiyi derinlemesine takip eden biriyim. İsimler konmadan doğum haritasıyla koymak çok önemli.

Benim esas ismimin ‘Anka’ olması gerekiyor. ‘Anka’ ismi yakında nüfus kağıdıma da geçecek. Bunu ilk defa burada söylüyorum.

Çünkü benim bu evrimimde, reankarnasyonumda ben ‘Anka’ kuşuyum hep küllerimden yeniden doğdum. Yok olmadım. ‘Anka’ artık benim daha çok kullandığım bir ad. Yurtdışında herkese kendimi tanıştırırken “Anka” diye tanıtıyorum.

Twitter’da, her yerde ‘Cemil Anka İpekçi’ diye geçiyor. Çok karakterime uydu. Kaç yangından çıktım küllerimden doğdum.’ diyerek anlattı.

Siyasi tercihim yüzünden maddi sıkıntı da çektim!

İpek Tuzcuoğlu’nun ‘Maddi sıkıntı çektiğin dönemlerin oldu mu?’ sorusuna da samimiyetle cevap veren Cemil İpekçi ‘Maddi sıkıntı. Var şu anda da var.

Ben AKP’ye oy verdiğim için iki sene üstüste benim muhitim beni sildi. Şimdi AKP’ye oy vermeyeceğim. Orada dostlarımla yüzleştim, bir de hakaretle.

Bir de baktım ki bir düşüncem yüzünden benim doğduğum muhit bana düşünce hakkını bile vermemiş, sözde demokrat bir muhit.

Çok faşistmişler. Hakarete bile maruz kaldım. Şimdi vermeyince de, öbür tarafın hakaretlerine maruz kaldım.Ben öyle şeylere aldırmıyorum.

Ben o kadar büyük bir servet kaybetmiş bir ailenin çocuğuyum ki. Zaten büyüğü kaybetmişim, yarım ekmekle Karaköy köprüsünde geçerkende mutluyum.

Pazardan beş liralık eşofmanda giyerim. Yatacak bir yerim, damım olduğu sürece Allah sağlığımı koruduğu travesti siteleri sürece ben doğuştan saraylıyım.

Gecekonduya koysan, tenekeleri boyar çiçek diker, orayı saray yaparım? dedi.

?Hürrem gibi savaştım?

İpek Tuzcuoğlu ?Ruhun madem saraylı Muhteşem Yüzyıl?daki gibi bir sarayda olsan ne olurdun?? diye sorunca Cemil İpekçi ?Ben Hürrem?dim.

Geçen gün bir mecmua röportaj yaptı modanın Hürrem?i diye. Ben rahmetli Meral?le de münakaşa etmiştim bu yüzden. Hürrem başladığından beri, hayatını okuduğumdan beri kendimi çok özdeşleştirdim.

42.yılım bitti 43.yıla giriyorum meslek hayatımda. Bir Hürrem gibi savaş vermişim. Hürrem kadar aykırıydım. Hürem?in verdiği savaşlar gibi savaşlar verdim ve hep galip geldim. Hürrem kadar yanlışlarda yaptığım anlar oldu. diyerek cevap verdi.

İpek Tuzcuoğlu ?Ama Hürrem dizide çok entrikacı? deyince Cemil İpekçi ?Oo bende çok entrikacı oldum. Bilemezsin. Şimdi atölyem yok ama atölye işlerinde casuslarım oldu.

Benim arkamdan ne dediler diye, her davetten sonra önemli olan arkandan ne konuşulduğudur. Çünkü bir sonraki davette tavrını belirler? diyerek anlattı.

?Cemil İpekçi melek mi şeytan mı?? sorusu üzerine cevap veren Cemil İpekçi ?Hem meleğim hem şeytan oldum. Bazen hata yapıyorsun melek olman gerekene şeytan, şeytan olmam gerekene melek oldum.

Hata yaptım. Son on beş senedir kime melek, kime şeytan olacağımı çok iyi biliyorum. Çok gençken şeytan olduğum zamanlar oldu melek olmam gerekenlerin kalbini kırdım.

Bazen şeytan olmam gereken yerde melek olup benim kalbimi kırdılar. Her insanın hem melek hem şeytan olduğuna inanıyorum. Önemli olan nerede melek nerede şeytan olacağını bilmek travestiler dedi.

‘Taklit edilmek gurur verici’

Komedi programlarında ve mizah dergilerinde sık kullanılan bir isim olan Cemil İpekçi, İpek Tuzcuoğlu’nun ‘Nasıl mizahla arası Cemil İpekçi’nin?’ sorusuna ‘Benim çok iyidir.

Bir karikatürist dergide 6 ay kadar benim karikatürümü yaptı. Benimle yüzleşmedi ama saklıyorum o istanbul travestileri karikatürü.

Yavuz Seçkin beni yaptığında biraz daha benim yanımda ol mimiklerimi kap dedim. Levent Kırca yaptığında çok doğruydu. Çünkü beni eskiden beri tanıyor.

Püf noktalarını çok iyi koymuştu. Hayatında taklit ediliyorsan ve seni kullanıp bir mesaj vermek istiyorlarsa hayatında bununla gurur duymalısın.

Beni taklit eden veya çizen karikatüristler çok önemli sanatçılar. Öyle sanatçıların malzemesi olmak kadar büyük bir şeref olabilir mi?? diyerek cevap ankara travestileri verdi.

Genel, istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti gaspını önlemek için can verdi

ÜMRANİYE’de Kumsal lakaplı travesti Oğuz B. müşteri olarak arabayla yaklaşan kişi yada kişilerce gasp edilmek istendi. Olayı görerek gaspı önlemeye çalışan Oğuz B.’nin şöförü Murat Ö. ise, gaspı gerçekleştiren kişi yada kişiler tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Polis olay sonrası Murat Ö.’yü (24) öldüren kişi yada kişileri aramak için çalışma başlattı.

Olay gece saat 02.30 sıralarında Ümraniye, Şerifali Mahallesi Şehit Sokakta meydana geldi. İddiaya göre, sokakta müşteri bekleyen Oğuz B.’nin yanına arabayla yaklaşan kişi yada kişiler, travesti Oğuz B.’nin parasını gasp etmeye çalıştı. Olayı gören ve Oğuz B.’nin şoförlüğünü yapan Murat Ö. ise, arabadan çıkarak gaspı önlemeye çalıştı. Yaşanan boğuşma sırasında Murat Ö. gasp olayını gerçekleştiren kişi yada kişiler tarafından boğazından bıçaklandı. Olay sonrası Oğuz B. ise, Murat Ö.’nün arabası ile olay yerinden uzaklaştı. Oğuz B.’nin bir miktar parasını alan kişi yada kişiler istanbul travestileri de otomobil ile olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve 112 acil sağlık ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen 112 acil sağlık ekipleri yerde yatan Murat Ö.’nün hayatını kaybettiğini belirledi. Olay sonrası inceleme yapan polis ekipleri Murat Ö.’yü öldüren kişi yada kişileri aramak için çalışma başlattı.

Genel, istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın

Travesti güzellik kraliçesi ölümle cezalandırıldı

Venezuela’da muhalefet lideri Leopoldo Lopez’in tutuklanmasıyla başlayan protesto gösterilerine katılan 22 yaşındaki güzellik kraliçesi Genesis Carmona, başından vurularak hayatını travestiler kaybetti.

Şimdiye kadar 6 kişinin öldüğü olaylarda Çarşamba günü yaralanan 2013 Carabobo Turizm Güzeli, Valencia’da yaşamını yitirdi. Model ve aynı zamanda öğrenci olan Carmona’nın bir dönem sonra üniversiteden mezun olacağını söyleyen kız kardeşi Alejandra Carmona, “Daha ne kadar bu şekilde yaşayacağız, baskıya göz yumacağız?”şeklinde travesti konuştu. Genesis Carmona’nın twitter hesabında muhalefet yanlısı mesajlar yayınladığı, sosyal medyada aktif rol aldığı görüldü. Carmona bir mesajında, “En iyi hikayeyi anlatanın yanında ol. Bir gün o senin hikayen olabilir” yazdı.

 

Harvard Üniversitesi ekonomi mezunu muhalif lider Lopez, üç haftadır Maduro karşıtı devam eden öğrenci ayaklanmasında şiddeti körüklemekle ankara travestileri suçlanıp, Salı günü tutuklanmıştı. Bir araya gelen binlerce muhalif, Lopez’in serbest bırakılması, daha iyi bir ulusal güvenlik, ifade özgürlüğünün korunması, yurt genelindeki açlığın sonlanması için sloganlar sloganlar attı . Lopez’in sözcülerinden Juan Carlos Gutierrez, Caracas yakınlarındaki bir askeri hapishanede tutulan muhalefet liderinin haklarının, hapishanenin içinde bulunan mahkemece ihlal edildiğini iddia etti. Lopez’in babası medyaya yaptığı açıklamada “Böyle bir yargılama görülmemiş. Anayasamız herkesin bağımsız bir şekilde yargılanması gerektiğini söylüyor” dedi. Uluslararası Af Örgütü Amerikalılar Programı Delegesi Direktörü Guadalupe Marengo, yargılamanın politik zeminde adil bir şekilde gerçekleşmediğini, sürecin adalete ve özgür iradeye hakaret olduğunu ifade etti. Cumhurbaşkanı Maduro ise şiddet içerikli bazı gösterilerin arkasında ABD’nin olduğunu söyleyerek Büyükelçiliğe bağlı 48 Amerikalı diplomatın ülkeden ayrılması için 48 saatlik süre tanıdı. ABD Başkanı Obama ise çarşamba günü Mexico’da düzenlediği basın toplantısında iddiaları yalanlamış, Maduro’nun Venazüela hükümetinin halkın meşru taleplerine dikkat kesilmesi gerektiğini istanbul travestileri söylemişti.

Genel, istanbul travestileri, Travesti, travesti istanbul kategorisine gönderildi | , , , ile etiketlendi | Yorum bırakın